BÖLÜM 2-3
Bütün bu yaşanan kargaşa yaşadığım yerin hemen üç dört sokak ötesinde gerçekleşiyordu ve evimin hemen yanında da bu adamlardan onlarca olabilirdi ve küçük kıza yaptıklarının aynısın aileme yapabilirlerdi. Böyle bir günde herşey mümkündü. Hiçbir şeyi riske atamazdım. Bir an önce buradan uzaklaşmalı ve bunu olabildiğince çabuk yapmalıydım. O an büyük bir güç ve cesaretle dolup taştığımı hissettim. Zayıflayan ve titreyen dizlerime yeniden bir güç gelmişti. Yumruklarımı sıktığımı ve ayaklarımı yere olabildiğince sağlam bastığımı hissettim. Farkında olmadan vücudum bütün hazırlıklarını yapmış bir mermi gibi fırlayarak koşmaya hazırlamıştı beni. Bulunduğum yerin tam sağında uzunca hafif yokuşu olan bir sokak, sonunda ise boş bir arazi ve hemen bitiminde de evimiz. Evet işte kestirme bir yol. Bir an önce oraya ulaşmalıydım.
Bütün gücümle koşmaya başladım ve son bir kez arkaya baktım. Ana yoldan geçen onlarca araç gözüme ilişti. Ana yolun günün bu saatinde bu kadar yoğun olması bir hayli ilginçti. Aslında hiç bu kadar yoğun görmemiştim. Bir yandan koşuyor bir yandan da ana yoldaki kalabalık trafiğin nedenini düşünüyordum. Sanırım insanların yukarıya doğru kaçmasının sebebi ana yoldaki o müthiş trafikti. O kadar çok araç seyir halindeydi ki, bir insanın durmaksızın geçen onlarca arabanın arasından karşıya geçmesi imkansızdı. Bütün bu kalabalık sırf bu nedenle geldiğim istikamete doğru kaçıyorlardı. Sokağın sonuna gelmiştim. İşte evim. Tam karşımda duruyordu... Evime ulaşmam taş çatlasa 2 dakikamı ancak alırdı. Boş arazideki büyük dikenlerin ve taşların üzerinden atlayarak , kah çukurlara takılarak sonunda evime gelmeyi başardım.
Bütün bu yaşanan kargaşa yaşadığım yerin hemen üç dört sokak ötesinde gerçekleşiyordu ve evimin hemen yanında da bu adamlardan onlarca olabilirdi ve küçük kıza yaptıklarının aynısın aileme yapabilirlerdi. Böyle bir günde herşey mümkündü. Hiçbir şeyi riske atamazdım. Bir an önce buradan uzaklaşmalı ve bunu olabildiğince çabuk yapmalıydım. O an büyük bir güç ve cesaretle dolup taştığımı hissettim. Zayıflayan ve titreyen dizlerime yeniden bir güç gelmişti. Yumruklarımı sıktığımı ve ayaklarımı yere olabildiğince sağlam bastığımı hissettim. Farkında olmadan vücudum bütün hazırlıklarını yapmış bir mermi gibi fırlayarak koşmaya hazırlamıştı beni. Bulunduğum yerin tam sağında uzunca hafif yokuşu olan bir sokak, sonunda ise boş bir arazi ve hemen bitiminde de evimiz. Evet işte kestirme bir yol. Bir an önce oraya ulaşmalıydım.
Bütün gücümle koşmaya başladım ve son bir kez arkaya baktım. Ana yoldan geçen onlarca araç gözüme ilişti. Ana yolun günün bu saatinde bu kadar yoğun olması bir hayli ilginçti. Aslında hiç bu kadar yoğun görmemiştim. Bir yandan koşuyor bir yandan da ana yoldaki kalabalık trafiğin nedenini düşünüyordum. Sanırım insanların yukarıya doğru kaçmasının sebebi ana yoldaki o müthiş trafikti. O kadar çok araç seyir halindeydi ki, bir insanın durmaksızın geçen onlarca arabanın arasından karşıya geçmesi imkansızdı. Bütün bu kalabalık sırf bu nedenle geldiğim istikamete doğru kaçıyorlardı. Sokağın sonuna gelmiştim. İşte evim. Tam karşımda duruyordu... Evime ulaşmam taş çatlasa 2 dakikamı ancak alırdı. Boş arazideki büyük dikenlerin ve taşların üzerinden atlayarak , kah çukurlara takılarak sonunda evime gelmeyi başardım.
Bu hikayenin her türlü telif hakkı yazar Hüseyin TOMUK' un kendisine aittir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder