BÖLÜM – 2
Muhtemelen yine müdürden azar işitecektim, çok geç kalmıştım çünkü. Ama bu durum pekte umurumda değildi. Sokağa adım attığım andan itibaren kısacık bir zaman içinde karşılaştığım bu garip olayların nedenini sorgulamaya devam ediyor, gözlerimi bir an bile kıpırdatmadan boş gözlerle alışkanlığımın rehberliğinde başka bir dünyada ilerlemeye devam ediyordum. Belli ki bu gün normal bir gün değildi ve her bir adımım başka bir sürprize gebeydi. Bir iki sokak öteden kulağıma gelen bir takım sesler girdiğim dünyadan çıkmama neden oldu. İrkilip boş gözlerimi sesin geldiği yöne çevirdim, ancak seslere anlam hiçbir anlam veremedim. Daha çok gürültüye benziyordu, hiç düşünmeden yürüdüğüm yoldan karşıya geçtim ve sesin geldiği yöne doğru ilerlemeye başladım. Yaklaştıkça sesler netleşmeye başladı, gördüğüm ilk köşeden sağa döndüm ve uzun ve dar bir sokağa daldım.
Sokağın ucunda birkaç kişi geldiğim yönün tam tersine, yukarı doğru koşuyordu, bu çok garipti, seslerden anlaşıldığı üzere kalabalık bir gurup olmalıydı. Oldukça yaklaşmıştım, yaklaştıkça heyecanım artıyordu, farkında olmadan kulağıma gelen seslerin şiddetiyle doğru orantılı olarak koşarcasına yürümeye ve hedefe bir an önce varma hevesiyle yavaş yavaş koşmaya başladım. Kısa bir koşudan sonra dikkat çekmemek için sık ve hızlı adımlarla tekrar yürümeye devam ettim. Evden çıktığımdan beri kimse ile karşılaşmamıştım, tedirgin olmam için herhangi bir sebep yoktu. Bu nedenle tekrar koşmaya başladım. Hem koşuyor, hem de çok yakınımda olan sokaktan gelen seslere kulak veriyordum. Aynı zamanda evlere, arabalara ve bahçelere göz atarak, herhangi bir aksilik olup olmadığını kontrol ediyordum. Sonunda sokağın ucuna yaklaşık 10 metre kadar mesafe kala durdum. Sesleri duyduğum andan itibaren vücudumda gezen adrenalin kalp atışımı hızlandırmıştı Birde üzerine yapılan bu koşu işin tuzu biberi olmuştu. Yorulmuştum. Derin bir iki nefesten sonra, beynimin ve dizlerimin karıncalandığını hissettim. Çok fazla sigara içiyordum. Daha önce yüzlerce kez söylediğim sözü tekrar ettim “bırakacağım”.
Muhtemelen yine müdürden azar işitecektim, çok geç kalmıştım çünkü. Ama bu durum pekte umurumda değildi. Sokağa adım attığım andan itibaren kısacık bir zaman içinde karşılaştığım bu garip olayların nedenini sorgulamaya devam ediyor, gözlerimi bir an bile kıpırdatmadan boş gözlerle alışkanlığımın rehberliğinde başka bir dünyada ilerlemeye devam ediyordum. Belli ki bu gün normal bir gün değildi ve her bir adımım başka bir sürprize gebeydi. Bir iki sokak öteden kulağıma gelen bir takım sesler girdiğim dünyadan çıkmama neden oldu. İrkilip boş gözlerimi sesin geldiği yöne çevirdim, ancak seslere anlam hiçbir anlam veremedim. Daha çok gürültüye benziyordu, hiç düşünmeden yürüdüğüm yoldan karşıya geçtim ve sesin geldiği yöne doğru ilerlemeye başladım. Yaklaştıkça sesler netleşmeye başladı, gördüğüm ilk köşeden sağa döndüm ve uzun ve dar bir sokağa daldım.
Sokağın ucunda birkaç kişi geldiğim yönün tam tersine, yukarı doğru koşuyordu, bu çok garipti, seslerden anlaşıldığı üzere kalabalık bir gurup olmalıydı. Oldukça yaklaşmıştım, yaklaştıkça heyecanım artıyordu, farkında olmadan kulağıma gelen seslerin şiddetiyle doğru orantılı olarak koşarcasına yürümeye ve hedefe bir an önce varma hevesiyle yavaş yavaş koşmaya başladım. Kısa bir koşudan sonra dikkat çekmemek için sık ve hızlı adımlarla tekrar yürümeye devam ettim. Evden çıktığımdan beri kimse ile karşılaşmamıştım, tedirgin olmam için herhangi bir sebep yoktu. Bu nedenle tekrar koşmaya başladım. Hem koşuyor, hem de çok yakınımda olan sokaktan gelen seslere kulak veriyordum. Aynı zamanda evlere, arabalara ve bahçelere göz atarak, herhangi bir aksilik olup olmadığını kontrol ediyordum. Sonunda sokağın ucuna yaklaşık 10 metre kadar mesafe kala durdum. Sesleri duyduğum andan itibaren vücudumda gezen adrenalin kalp atışımı hızlandırmıştı Birde üzerine yapılan bu koşu işin tuzu biberi olmuştu. Yorulmuştum. Derin bir iki nefesten sonra, beynimin ve dizlerimin karıncalandığını hissettim. Çok fazla sigara içiyordum. Daha önce yüzlerce kez söylediğim sözü tekrar ettim “bırakacağım”.
Bu hikayenin her türlü telif hakkı yazar Hüseyin TOMUK' un kendisine aittir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder